Emekli Albay

kanatlarım çıksın diyeceğim, uçsam insan olmaktan

Etiket: yolculuklar gittiğin yerden

Hayatım, ciddiye alınmasını istediğim bir oyundu

V Bir yere trenle gitmenin bir anlamı vardır Ali. Aynı yere otobüsle, arabayla, uçakla veya yürüyerek de gidilebilir elbette, ama o zaman sadece belli bir zaman aralığında bir yer değiştirilmiş olur. Delta iks. Oysa insan bir trene bindiğinde, şimdi senin ve şu karşında uyuklayan gencin yaptığı gibi, elbette bir yere gitmek ister, ama tren bunun [...]

İnsanları tanımıyorsun Hikmet oğlum

IV Yazarken yazdığını olan bir yazar, giderken yolunu olan bir yolcuya benzer Ali. Bakma öyle. Bir karar vermen gerekir senin de bazen. Neyi yazdığını iyi bilmen, nereye gittiğini görmen gerekir. Çünkü Ali, insan bir şey olmaya karar verdiğinde ya yazar ya bir yere gider. Bahçelerin ne kadar güzel olduğundan, şu akarsudaki suyun ne kadar hızlı [...]

Tiyatroda olaylar hep sahnenin dışında olurmuş

-III- Senin yanıtın yekten, gittikçe giden cehennemin dibinden. “Diyarbakır.” Başını salladı. O şehri biliyor Ali. Ortak noktanız bu, yığılmış bir ülkenin parçalanmış evlatlarısınız artık. Bir şehir sizi birbirinize bağlayabilir, buna sen inanmasan da, inananlar var Ali. Şimdi bu sessizliği, yalnızlığının onanması olarak sayma. Gelecekteki gürültülerden ödünç alınıyor, böylece sana alışamayacağın bir kakofoni kalıyor. Şimdi mi [...]

Anlamıyorsunuz, meseleler hiçbir zaman başa çıkmadı

-II- Bir gün Sokrates’a birisi için, “Seyahat onu hiç değiştirmedi,” derler. O da, “Çok doğal, çünkü kendisini de beraberinde götürmüştür,” der. Bir sosyal proje bu Ali, sen bir yerine dahilsin ama neresine. Gittiğin yol seni çözsün, sen büyük bir problemsin Ali, giderek neyin sonuna varabilirsin hiç düşündün mü? Belli düşünmemişsin, gidişinden belli, biz de senin [...]

Anlamıyorsun, meseleleri ayağa düşürüyorsun

-I- Ünlü ressamların pastel boyalara marka yapıldığı bir ülkenin, iftar vakti televizyonda yalnızca alt yazı ile verilen bir şehrinde doğdun, sen doğduğunda görülmeyecek bir inceliktin, bir görseydin. Ablan vardı, boynundaki boncuklardan tespih yapardı, abaküs yapardı, yapardı allah yapardı sen sayardın. Baban, ilk çocuğunun doğum heyecanını mizacı için aşırı bulduğundan olacak sen doğarken hastanede değildi. Hastanede [...]