İnsanlığın belki de en kadim sporlarından biri olan at yarışları, günümüzde kumarla eşleştirilse de, tarihi ve gelenekleriyle tüm dünyada hâlâ en çok takip edilen sporlar arasında yer alıyor. Bu kadar köklü ve yaygın bir spor olması da, aynı zamanda diğer yarış kategorilerine kendi terminolojisini ister istemez aktarmasını sağlıyor. Formula 1 özelinde motor yarışları ile at yarışları arasındaki benzer terminolojiyi gerçekten çok ilginç buluyorum. Bu benzerlikleri İngilizce üzerinden yapacağım çünkü her iki disiplinde çeviri yapıldığında, aynı terimler Türkçede bazen farklı terimlerle karşılanmış olabiliyor. O nedenle sözcüklerin İngilizcelerine bakmak, amacıma da uygun olacak. Benim bulabildiklerim şöyle, siz de bildiklerinizi yazarsanız çok sevinirim:
Back Marker (Arkada Kalan): Handikaplı (handicapped) at yarışlarında, en büyük handikapı olan ata verilen isim. Formula 1′de de, arkadan gelen ve en yavaş olan araca verilen isim oluyor.
Back Straight (Arka Düzlük): Seyircilerden ve bitiş çizgisinden uzakta olan düzlük. Formula 1′de de aynı anlamda kullanılıyor.
Paddock: Atların eğerlenip hazırlandıkları ve kontrole tabi tutuldukları yer. Formula 1′deki araçların, piste çıkmadan önce bekledikleri yere de padok deniyor. Formula 1′de biraz daha geniş anlamıyla da yer buluyor.
Pole Position (Pol Pozisyonu): Pol pozisyonu terimi at yarışlarından gelse de, Formula 1′deki anlamı aslında biraz daha farklı. Normalde “pole” denilen direkler, at yarışı pistindeki mesafeleri ölçmek için kullanlıyor. İlk direk de, en ön sıradaki ve çite en yakın direk olarak belirlenmiş ve adına da pole position (direk konumu) denmiş. Motorsporlarına geçerken de, en ön sıradaki araç olarak evrilmiş.
Steward (Komiser): Atların, kendilerine uygun kategorilerde yarışıp yarışmadıklarını kontrol edip gerektiğinde ceza veren hakemler. Formula 1′deki işlevi de neredeyse aynı. Onlara da aynı isim veriliyor.
Warm Up (Isınma): Atların, yarış öncesi galopları, yani ısınma turları. Motorlar için de benzer bir ifade kullanılıyor.
Circuit (Pist): At yarışlarında, belirli bir coğrafi bölgede art arda yapılacak yarışları içeren pistlerin hepsini tanımlamak için kullanılıyor. Formula 1′de ise, yarış pisti ile birlikte etrafındaki kullanım alanlarını kapsayan yere pist deniyor.
Coasting (Kontrollü gitmek): At yarışlarında, arkasında herhangi bir baskı olmadan önde rahatça yarışı sürdüren atın yaptığı sürüş tarzıdır. Formula 1′de de, yarışı lider götüren pilot, eğer arkasındakilerle farkı açmışsa, o da kontrollü bir sürüş gerçekleştirir. Kullanılan terimler birebir aynı.
Dark Horse (Sürpriz At): Yarış kazanma ihtimali çok düşük olan at. Formula 1′de de, sürpriz yarış birincileri için bu ifade kullanılıyor.
Front Runner (Önden Giden): Yarışta liderliğe geçip tüm yarışı bu şekilde götüren atların stiline verilen isim. Formula 1′de, yarışı ön sırada götürme ihtimali olan sürücüler ve takımlar bu şekilde ifade ediliyor. Kötü çevirdim, evet.
Green (Ham): Yeterince yarış tecrübesi olmayan atlar için kullanılıyor. Formula 1′de ise bu ifade, üzerinde yeterince kauçuk olmayan kaygan pistler için kullanılır.
Pace (Sürat): At yarışında, ön sırada giden atların sürati olarak kullanılır. Formula 1′de ise, sürücülerin yarış içindeki sürat performanslarının genel adıdır. Aslında “pace” görece bir kavramı içerir, tıpkı at yarışlarında kullanıldığı gibi. Ancak Formula 1′de genelde takımların, yarış içindeki performanslarını belirtirken de “pace” sözcüğünü kullandıklarını görüyoruz. Aslında onlar da, ön sırada giden hızlı aracın performansına, üstü örtülü gönderme yaparak “on the pace” (aynı süratte) ya da “off the pace” (daha yavaş) olduklarını söylerler. Pace’in tam Türkçe karşılığı ise adım, adımlamaktır.
Pacesetter (liderin sürati): Yarışı lider götüren atın hızı. F1′de de aynı anlama sahiptr.
Parade (Geçiş Töreni): Atların, padoktan yarış pistine götürülürken, stadyumun önünden geçirilmeleri. Formula 1′de ise bu tören, araçların değil sürücülerin gösterilmesi şeklinde evrilmiş. Adı da: Driver’s Parade.
Bunun dışında, feature race (günün en önemli yarışı) ve sprint race (kısa süren sürat yarışları) terimleri, bazı motorsporlarında kullanılmaktadır. GP2′de de 1. ve 2. yarış arasında böyle bir ayrım vardır.




