May
19
2010

efBir ekibi İstanbul Park’ta olacak!

28-29-30 Mayıs 2010 tarihlerinde İstanbul Park’ta yapılacak İstanbul GP’sine, biraz sonra anlatacağım çok özel bir davetle katılıyor olacağım. Dün de arkadaşımdan fotoğraf makinesini istedim. Böylece hem sıralama turlarında hem de yarışta, padok alanından fotoğraf çekme fırsatım, yarışları takip etme imkânım olacak. Başlıkta ekip dedim, ama siz bana bakmayın, elbette yalnızca ben varım. Özendim de öyle bir başlık attım.

İstanbul Park, Yarış Sonrası, 2008'deki ziyaretimden

Bu siteyi açtığımdan bu yana 1 yılı aşkın bir süre geçti. İlk hevesle çok yazıyordum, daha sonra biraz daha azalttım, bir ara -aslında tam neden vermek gerekirse Schumacher’in F1′e dönmeye karar verdiği ancak hemen sonra iptal ettiği zamanlarda- yazmaktan ve F1′den tamamen soğudum, yeni sezon başlayınca tekrar heveslendim. İlk başlarda elbette kimse okumuyordu, ama ben yine de yazmak istedim. Bu siteden önce Türkçe F1 forumlarına girip orada konuşup tartışmayı istemiştim, ama istediğim türde ve nitelikte tartışmalar bir türlü olmuyordu. Ben de konuşmayı çok istediğimden ve sevdiğimden, ve etrafımda Formula 1′le ilgilenen kimse olmadığından, blog açayım dedim. Biri bir gün mutlaka bulur, diye düşünüyordum yazarken, bulmasa da ben rahatlarım yazarak.

Aradan zaman geçtikten sonra bir istatistik servisine kaydoldum. Oradan her gün, siteye kaç kişinin girdiği bilgisine bakıyordum, “Hmm okunuyor mu acaba?” diye. Günde 10 hite çıkınca seviniyordum: “Bunlardan 5′i ben olsam, iyi, 5 kişi girmiş demek.” Sonra sonra yorumlarda konuştuğumuz arkadaşlar olmaya başladı. Yani takipçiler. Sen yorum yapmasak da merak etme, biz takip ediyoruz, diyorlardı. Ne güzel, diyordum, bir seda yaratıyormuş demek. Ve geçen haftalarda mail kutuma, Yalçın Pembecioğlu’ndan bir mail geldi. İstanbul’da yapılacak yarışa gidip gitmeyeceğimi soruyordu. Ben de, gitmeyi planladığımı söyledim, ama o bana, çok çok cazip bir davetle geldi: Yarış günü padok alanında Bridgestone’un davetlisi olarak İstanbul GP’sini izleyebilecektim. Kendisine çok çok teşekkür ettim, ama eminim yeterli kadar olmamıştır.

Yalçın, Blog Ödülleri’nde geçen yıl otomobil blogu kategorisinde en iyi blog seçilen carluvr.com sitesinin sahibi, editörü. Ayrıca eşiyle birlikte, bigumigu.com adlı reklâm/pazarlama/tasarım haberleri sitesini yürütüyor. F1 için Bridgestone’la geçen yıl bir sosyal medya kampanyası yapmış Yalçın. Hattâ bu yıl da yapıyor ve bu sene düzenlenecek yarış için de bir kampanyaları var. İşte bu sebeple Bridgestone, kendisine, 2 misafiri için padokta yarış takip etme fırsatı sunmuş. Yalçın da sağ olsun, bu iki misafir kontenjanından birini benimle kullanmaya karar vermiş. Kendisiyle henüz tanışmadık. Beni sadece efBir sitesindeki yazılarımdan biliyor. Dolayısıyla bu yapmış olduğu nazik davet, beni hem çok şaşırttı hem de çok sevindirdi. Ezcümle, Türkiye GP’sini Yalçın’ın bu cömert teklifiyle padoktan takip edeceğim.

SİTE İLE İLGİLİ BİRKAÇ ŞEY

Siteyi takip edenlerin sayısı arttıkça, sanırım daha çok yayılmasını isteyenler de artıyor ve bu, beni çok mutlu ediyor. trf1.net de bunlardan biri. Geçenlerde, editörlerinden Özge bana nazik bir mail atarak, yazılarımı, trf1.net’te yayımlayıp yayımlayamayacaklarını sordu. Ben de, buna çok sevineceğimi söyledim. Artık burada bir yazı yayımlandıktan sonra, trf1.net’in Köşe Yazıları bölümünde de yayımlanmış oluyor (Bu konuda oldukça hızlılar). Oradaki arkadaşlar da yazılarıma yorum yapıyorlar, sağ olsunlar. Bazen sapla saman karışabiliyor, ama olsun, problem değil. trf1.net, kendini en güncel F1 sitesi olarak imliyor ve bu iddiayı da sonuna kadar hak ediyor. Siteyi her kontrol ettiğimde, mutlaka yeni bir haber buluyorum. Gerçi, Autosport’un her yazdığını, turkiyef1.com ile birlikte, biraz da kötü bir tercümeyle siteye kaynaksız bir şekilde koymalarını pek onaylamasam da, gösterdikleri sabır ve özveri üst düzeyde. İki site de Türkiye’deki en bilinen F1 portallarının başında geliyor. Belki de sadece ikisi var, tam emin olamadım. Bir ara padokf1.com diye bir site daha vardı, sanırım sürdüremediler. Onlarla paylaşım içinde olmaktan gayet memnun ve mutluyum.

Bir de facebook grubu kurdum. Adı elbette efBir (Bilmiyorum hiç dikkat ettiniz mi, Efbir adıyla Rize’de bir bilgisayarcı var. Slogonları da Ailenizin Bilgisayarcısı). Açıkçası bu grubu kurarken niye kurduğumu bilmiyordum, ama sonra fark ettim ki, video ve fotoğraf yüklerken, youtube ya da imgashack’e bağımlı kalmadan buraya kullanabilirim. Ayrıca feed ya da twitter’dan takip etmeyenler, güncellemeleri buradan da alabilirler. Yani alabilirler herhalde, ben öyle umuyorum.

Evet, çok özel bir yazı oldu, affedin. Böyleyken böyle. Görüşürüz.

HAMİŞ: Yakında, 2008′deki İstanbul yarışına ait çektiğim berbat fotoğrafları facebook’a koyacağım. İşte bir kullanım alanı daha!

_______________________________

Konuyla İlgili Olabilecek Yazılar

  • Yok

16 Responses to “efBir ekibi İstanbul Park’ta olacak!”

  1. Ali bey merhabalar!
    Yazılarınızı uzunca bir zamandır büyük bir keyif ve heyecanla takip ediyorum. Lütfen abarttığımı düşünmeyin ama yazılarınız gerçekten sürükleyici bir roman tadında, tespitlerinizde oldukça etkileyici. Umarım devam edersiniz. Ayrıca Facebook’ta grup kurduğunuzu öğrenincede az önce grubunuza 6. üyeniz ben oldum. Paylaşımlarınızı bekleyeceğim, başarılar diliyorum.

    [Reply]

    Ali Reply:

    Merhabalar,

    Sessiz çoğunluktan bir ses daha. Çok memnun oldum, teşekkür ederim.

    Her yerde görüşmek üzere ;)

    [Reply]

  2. Hoş bir ben kimim, neyim tarzında ifade yazısı olmuş.
    Bloğunuzu bulalı çok zaman olmadı açıkçası. Bende sizin gibi
    konuşma ihtiyacı hissedenlerdenim. Malum sitelerden hatırlıyorum gibi sanki sizi, ama tabi çok yorumunuzu görmedim. Şuana kadar gördüklerimle, beğeniyorum yorumlarınızı. Yazım diliniz de güzel, akıcı. Ben malesef vakit bulamıyorum son zamanlarda. Eskiden beni F1 ve motorsporları üzerine bir web projesi hayali kuruyorum oysa.
    Aslında ülkemiz açısından teknik konularda anlatımda bulunan kaynak yok. Bence en büyük ihtiyaç bu alanda. F1 ve motorsporları kültürünü geliştirmek için buna ihtiyaç var. İmkan buldukça böyle konularda da yazmanızı dilerim, insanlara faydalı olacaktır. trf1.net’in sizin köşeniz bölümü için bir sürü araştırma ve teknik derleme için plan yapmıştım, sonra hiç birisini tamamlayıp gönderemedim.
    Makale ve yazılarınızın aynı dil ile devamı ile, selamlar.

    [Reply]

    Ali Reply:

    Teşekkürler.

    Evet, F1 ve motor sporları konusunda sağlıklı bir geçmişimiz olmadığı için, bu alanda yoğunlaşmış kaynak ve kişi de pek yok. Kitap eksikliğini gidermek gerekebilir. F1 ile ilgili önemli kitaplardan birkaçını çevirip Türkçeye kazandırmayı planlıyordum, ama ne kadar gerçekleşir, yayınevleri bunu ne kadar kabul eder bilemiyorum. Elimden geldiğince teknik konularda da karalamaya çalışıyorum, ama bunun için bilgiye de ihtiyaç duyuluyor.

    [Reply]

  3. Sitenizle trf1.net sayesinde tanıştım ve iyiki de tanışmışım. Yazılarınızı okumaktan büyük keyif alıyorum. Arkadaşın dediği gibi “roman tadında” :) Hatta bu aralar epey alıştırdınız hergün bir yazı yayımlayarak. Acaba yeni yazı var mı bir bakayım demekten kendimi alamıyorum :)
    Yazılarınızın devamını diliyorum.. Başarılar…

    [Reply]

    Ali Reply:

    Ne hoş, çok sevindim.

    Vakit buldukça yazmaya devam edeceğim elbette. Bazen bu kadar sık olmayabilir, iş-güç sebebiyle.

    Sağ olun.

    [Reply]

  4. başarınızı kutlarım. zaten bu kadar iyi gözlemler böyle bir ödülü hak ediyordu. geçenlerde bu yılki formula 1 yarışı için bilet almak için internet baktığım zaman bazı tribünlerde bilet satışı olmadığını gördüm. acaba bu konuda bilginiz var? ayrıca her ne kadar basında aksi iddia edilse de tribünler çok boş olacakmış gibi bir his var içimde. elbette bu hissi daha güçlü kılan şey yarışa 1 hafta kala bilet almaya kalktığım zaman ana tribünden ilk sırada yer bulabilmem. umarım türkiye’de formula 1 devam eder ama şu anki görüntü bunun aksini iddia ediyor.

    [Reply]

    Ali Reply:

    Bilet satışı olmamasının nedeni, çok iyimser bir tahminle, yer kalmaması olabilir mi acaba? Onun dışında bir bilgim yok ne yazık ki.

    Türkiye GP’si bu yıl biraz daha dolu olabilir. Hem Schumacher’in dönüşü hem bilet fiyatlarının düşürülecek olması, eh hava da güzel olursa izleyicileri çekebilir. Yine de 1 yıl sonra sözleşme bittiğinde, Türkiye’nin yeri pek garanti değil. Daha bugün, New York GP’si ile ilgili haberler dönüyordu etrafta. Roma, Rusya ve ABD’deki yarışları düşündüğümüzde, Türkiye pek çekici gelmiyor kulağa. Pistin görece iyi olması ve 8. viraj yeterli olur mu bilemiyorum, ama benim pek umudum yok.

    [Reply]

    Yavuz Reply:

    Bildiğim kadarıyla önceki yıllarda tribünlerde çok büyük boşluklar olduğundan dolayı bu yıl bazı tribünlerin üzerinin örtü benzeri bir şeyle kapatılmış, böylece geçen yılki kötü görüntünün önüne bir nebzer geçilecekmiş. F1 Racing’de okumuştum galiba.

    “Sen yorum yapmasak da merak etme, biz takip ediyoruz” diyenlerden biri de benim. Bu sefer yorum yapmış oldum ama her yazıyı takip ettiğimi bir kez daha belirteyim yeri gelmişken.

    Ali Bey’i tebrik ediyorum, güzel bir yarış olur umarım.

    [Reply]

    Ali Reply:

    Seyircisiz oynanan bir futbol maçında, koltuklara kartondan seyirci koymuşlardı. Bizim İstanbul Park’a da böyle bir şey yapılabilir belki :)

    Sağ olun, ben de öyle umuyorum.

    [Reply]

  5. Arkadaşların bütün yazdıklarına katılıyorum. Hem Türkçe, hem böyle kaliteli yazılarla dolu, hem de ‘tam’ Formula 1 hakkında bir blog olduğuna inanmadığım anda burayı bulunca başında baya bi vakit geçirmiştim, nerdeyse yazıların tümünü okumuştum, ‘hadi bu sayfayı da bitireyim,aa bu konuyu merak ediyordum’ diye diye herşeyi okumuş oldum : ) Her yarıştan sonra merakla ilk girdiğim sitelerden birisi, bazen haberlere bile bakmadan direk bu siteye giriyorum. İstanbulpark’a özel davetiye ile gitmeniz çok sevindirici bir haber, tebrikler : ) Oradaki havayı başka bir gözle ve fotoğraflarla bize aktaracaksınız demektir bu da : ) Yarıştan sonraki yazıyı merakla bekliyorum. Şimdiden iyi eğlenceler! Size ve bütüüün ekibinize kolay gelsin : )

    [Reply]

    Ali Reply:

    Ne güzel :)

    Çok teşekkürler, heyecanlı bir yarış olacak benim için :)

    [Reply]

  6. Bugün spor ya da siyaset, her alanda kanaat önderi var. Haberleri okumak yetmiyor Köşe yazarlarından olayın göremediklerini öğrenmek istiyor herkes ya da bildiklerini teyit ettirmek. Ama F1 gibi ilgileneni ve daha da önemlisi bilinmeyeni çok olan bir organizasyon için kanaat önderi açığı var bence Bu açığı dolduracaklardan biri ama en önemlilerinden biri siz olacaksınız bana göre. Haberi okuduktan sonra NTV de rıdvan dilmen dinler gibi ya da gazetede gündemi yorumlayan köşe yazarının yazısı okur gibi okuyacağız yazılarızı. Kaçınılmaz son bu :)

    [Reply]

    Ali Reply:

    Söylediklerinize katılsam, iltifatlarınızdan mutlu olsam da, kanaat önderi gibi pek de sevmediğim bir yerde olmak istemezdim. Bu konuda -belki de gereksizce- fazla zaman harcamış, bir konuyu en ayrıntısına kadar inceliyor olmaktan keyif alan biri olarak görülmek daha yeğdir, izninizle.

    [Reply]

  7. [...] Ünal http://www.ali-unal.net/f1/2010/05/19/efbir-ekibi-istanbul-parkta-olacak/ http://www.ali-unal.net/f1/2010/05/28/istanbul-antrenmanlari/ [...]

  8. [...] Ünal http://www.ali-unal.net/f1/2010/05/19/efbir-ekibi-istanbul-parkta-olacak/ http://www.ali-unal.net/f1/2010/05/28/istanbul-antrenmanlari/ [...]

Leave a Reply