Henüz durum, bugünkü gibi açık ve seçik, bir bakıma da belirsiz değildi

Sezdiğimiz ortak bir kuyudan başımızı uzatıp ah bu ne boşluk
Bu ne inanmaktı zor söylenen kolay yalanlara yeminler yeminlere
Kanmadık mı birlikte hep berabere biten üçüncü sınıf düşmelere
Yarısında insan yarısında ali olduğun annelerden bi’ hayırsız çocuk
Hoş geldim sonsuz bir sayının bölündüğü kaba küfürler küfürlere
Bu ne ölmekti yara açsan anlamaz bir daha bekleyen misafirler misafirlere

Yürüyerek geldiğimiz bir dünyadan bir yaz evinden doğ bugün bugünlere
Koşmakla aldattığın izin verme bir kez daha kendini böyle böylelerine

Denizi anlayan balığın hücumunda bir oltaydın kendini nereye koysan
Ucuna bilgilerden bilmediğin düzenler ak yanın düştüğünde görünen
Tutulma tutulduğun zaman iki büyük misket çarpıp kırılıyor sol yanın
Evin kendi balkonundan yağmurla değiş tokuş yağ yere yerlere
Kendi zoruyla gelmiş elinden büyük affına sığınmış bir ılık bulut
Uyuduğunda katlanıyor çatal bükülüyor tuhaf şeyler şeylere
Karışıyor zamansız adamlar çözülemeyen yersiz anneler annelere

Yolun karşısında zaman biraz daha hızlı yaz kendini tarih tarihlere
Kitaplar kapatıldı yandı anlam kuru yaz küfret kelime kelimelere

İki tanrıdan birini beklettiğimiz bu peygamber sabrı boşuna inat
Etme seni bıraktığımızda yukarı yağacaksın ya o ya sen anlama
Çukur büyür dünya küçülür arasan da nereye bu saçmalık hayat
Alma kendini verdiklerinde hem ölme diye bir adım da aşağı düşecek
Yorulduktan sonra uyuduğun tüm uykuların sonunda bir damla
Annenin istemediği bir erkek oldun utancınla kapan kendine kendilerine
Bir daha olmamakla hoşça kal oğlum yaz mutlaka gittiğin yere yerlere